Berke Karahan

Berke Karahan


5 Mart 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

Yenilenebilir teşviklerine bakış açısı...


Geçenlerde NY Times’ın Mart 2009’da yayınladığı bir makaleyi okuyorum. Konu geniş bant internet altyapısı ve yazı İsveç, Japonya veya Güney Kore gibi ülkelerin altyapısının gelişiminin arkasında yatan nedenlerden bahsediyor.

Konumuz enerji, bizimle ne alakası var diyeceksiniz…Hemen söyleyelim…

Makale, karşılaştırması yapılan ülkelerde devletin sağladığı teşvik mekanizmalarını anlatıyor.

Örneğin Japonya hükümeti, telekomünikasyon şirketlerinin geniş bant altyapı yatırımlarının birinci senesinde üçte bir oranında defter değerinin düşmesini sağlamış. Halbuki bu amortisman oranı normal şartlarda 22 yıl olacak şekilde düzenleniyormuş.

Evet sektör farklı ancak uygulanan bu mekanizma yenilenebilir enerji santralleri yatırımları için uygun olabilir…

Peki nasıl?

Lisansa tabi olmadan otoprodüktor olarak faaliyette bulunmak aslında bugün pek çok sanayici için büyük bir fırsata dönüşmesi mümkün, ancak enerji ihtiyacına yönelik yaklaşımın “üretip devlete satayım” yerine belkide “tüketimimi azaltıp mevcut işimi karlı hale getireyim” olarak değişmesi koşuluyla…

Neresi fırsat bunun demeden hemen onu da açıklığa kavuşturalım…

Hali hazırda “kar eden” bir işletme, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak tükettiği elektriğin büyük bir bölümünü bu yolla karşılayarak piyasada itibarını artıracağı gibi aynı zamanda yaptığı iktisadi kıymet yatırımlarını vergi usul kanununda yapılacak bir değişiklikle hızlı bir şekilde amorti edebilir.

Bu yolla ödeyeceği vergiden tasarruf edecek ve bununla beraber ödemeyeceği elektrik faturası yatırımının geri dönüşünü hızlandırmasına destek olacaktır.

Türkiye’de durum ne?

Vergi Usul Kanunu 2010 yılı amortisman listesinde elektrik piyasası faaliyetleri başlığı altında tanımı yapılmış pek çok iktisadi kıymet bulunuyor. Dikkatimi çeken şey “Rüzgar enerjisi santralleri, türbin, kule jeneratör ve kanatlar gibi iktisadi kıymetler” satırı…Faydalı ömür 10 sene, amortisman oranı %10, yani yapılan yatırım 10 sene içerisinde kendini amorti ediyor.

Normal şartlarda elektrik enerjisi üretimi ve satışı için yapılan yatırımın teşviki için hızlandırılmış amortisman kullanmak mantıklı değil ancak kendi tüketimini karşılamak isteyen sanayici bugünkü normal amortisman oranının iki katı kadar amortisman ayrılabilir. Fakat bu oran sabit kıymet değerinin %40’ını geçemediği için bazı usul değişikliklerinin gündeme gelmesi gerekmekte...

Ne yapılabilir?

Otoprodüktorlüğe soyunan sanayici için teşvik verilmek “istenirse” bu oran artırılabilir. Veya bu satırlara diğer yenilenebilir enerji teknolojilerinin kullandığı ekipmanlar eklenebilir.

Yeter ki isteyelim…

Dünya’da örneği var mı?

Evet var. Amerika’nın yenilenebilir enerji teşviki için hazırlanmış ve hızlandırılmış maliyet iyileştirme sistemi ve amorti primi adı verilen (Modified Accelerated Cost-Recovery System (MACRS)+ Bonus Depreciation) bir yasa mevcut. *Benzer bir yasa neden Türkiye’de neden uygulanmasın?

Bize ne mi kazandırır?

En basitinden tıkır tıkır işleyen bir Türk sanayisi…















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları






Anket

Enerji haberlerini-tüm boyutları ile-en iyi hangi gazete veriyor?
  • Hürriyet
  • Sabah
  • HaberTürk
  • Vatan
  • Milliyet
  • Akşam
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Zaman
  • Radikal
  • Yeni Şafak
  • Star
  • Takvim
  • Sözcü
  • Taraf
  • Türkiye

En Çok Okunanlar